slide-1
slide-2
slide-3

Flora ve Fauna

Flora
Datça?nın bitki zenginliği antik çağlardan beri biliniyor. Knidos?un bir tıp merkezi olmasında bu özelliğinin de önemli rol oynadığı  açık. İklim özellikleri flora zenginliğinin başlıca nedeni. Datça?nın florası denilince kuşkusuz akla öncelikle badem geliyor.

Badem: Biri tatlı diğeri acı iki cinsi var. Datça bademi sadece Türkiye?de değil dünyada da en iyi badem olarak kabul görüyor. Datça tüm Türkiye?nin badem üretiminin büyük bir bölümünü üretiyor. Sadece çoğunu üretmekle kalmıyor en lezzetlilerini de üretiyor. Ocak ve şubat aylarında çiçeğe durmaya başlıyorlar. Bir çok çeşidi var bademin. Datça?da nurlu, akbadem, dedebağ, kababağ, sıra badem, diş badem diye çeşitleri üretiliyor. İç badem için mayısı beklemek gerekiyor. Dış kabukları açıldıktan sonra toplamak için ise temmuz-ağustos aylarına varmak gerek. O zaman toplanıp güneşte kurutuluyor.

Zeytin: Datça eski çağlardan beri zeytin yetiştiriyor.

Kekik:  Mor kekik, incir kekiği, peynir kekiği, bal kekiği, baharat kekiği gibi bir çok çeşidi doğada kendiliğinden yetişiyor.

Karabaş Otu: Kekikle aynı aileden ama farklı kokulu bir bitki olan karabaş otuna makilikler arasında bol miktarda rastlanıyor.

Adaçayı: Adaçayı Türkiye?de de dünyada da çok yerde yetişen bir doğal bitki türü. Datça?da da bütün kahvelerde çayını içebiliyoruz.

Keçiboynuzu: Halk arasında harup deniliyor. Afrodizyak olarak bütün Akdeniz kıyılarında eski çağlardan beri bilinen bir ağacın meyvesi. Eskiden tatlandırıcı olarak da kullanılırdı.

Kapari ve Karabiber: Yemeklere lezzet katan bu iki bitki de yarımadada bol bulunuyor.

Datça Hurması (Phoenix Theophrasti Greuter):Datça Hurması, yörede endemik olarak yetişen bitki türlerinin başında geliyor. Datça Yarımadası?nda batı-doğu yönünde uzanan sıradağların kuzey ve güney yönlerinde iki ayrı yörede bulunuyor. Kuzeyde Kerme Körfezi yönü, Eksera Deresi ile bu dereye bağlı bazı yan derelerin vadi tabanlarını izleyerek 50 ile 225 metrelik yükselti arasında kuş uçuşu bir kilometrelik bir alanda yetişiyor. Anemon ve değişik kır çiçekleri de zengin bir çeşitlilik oluşturuyor. Baharın erken geldiği Datça?da her mevsim ayrı çiçek türleri görülebiliyor.

Fauna (Hayvan Varlığı)
Yarımada her türden kara avcılığına sürekli olarak kapalıdır.  Kuş türleri bakımından daha zengin olan yarımada memeli hayvanlar bakımından daha yoksul sayılır. Yaban keçisi ve boz ayı henüz neslini sürdürüyor ama sayıları oldukça az. Tilki, porsuk, vaşak, yaban domuzu, tavşan, sincap, oklu kirpi türleri daha çok görülebiliyor. Kuşlar yönünden ise oldukça zengin. 86 Kuş türü saptanmış.  Bu türler içinde en sık rastlananlar karabatak, şahin, atmaca, doğan, kartal, keklik, çulluk, üveyik, kumru, alaca ağaçkakan, alakarga, ispinoz, serçe türleri.
    Deniz Canlıları
İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü?nün yaptığı ve 2.5 yıl süren araştırmaya göre Datça?yı da içine alan Marmaris?ten Gökova?ya kadar olan alanda 457 tür deniz canlısı belirlendi. Geniş deniz dibi ormanları, posidenya çayırları belirlendi. Bu çayırlar ortamı sabitleyerek deniz canlılarını koruyor ve oksijen sağlayarak ekolojiye katkıda bulunuyor. Bu kapsamlı çalışmada bölgede deniz canlıları türü bakımından en zengin bölge olarak da Datça Yarımadası çevresi öne çıktı. Denizlerde yapılan bilimsel araştırmalarda neslinin tükenmesi tehlikesi olduğu için koruma altına alınan orfoz, lahos gibi türlere de rastlanması araştırmacıları sevindirdi. Açıklarda köpekbalığı türlerinin de bulunduğu denizde sardalye, mezgit, levrek, akya, barbunya, tekir, sinarit, mercan, karagöz, fangri, çipura, trakonya, orkinos, uskumru, kefal, iskorpit, kırlangıç ve daha bir çok balık türü yaşıyor. Yenilebilen diğer deniz canlılarından ıstakoz, kalamar, karides, ahtapot, istiridye, böcek, mürekkep balığı avlanıyor.

    Akdeniz Foku
Dünya çapında nesli ileri derecede tehlike altında olan Akdeniz Foku için yarımadanın bütünü uygun bir yaşam alanı olarak değerlendiriliyor. 1993 yılından buyana yapılan saha araştırması, Habitat inceleme ve gözlem çalışmaları sürdürülüyor. Denizlerin bu sevimli memelilerinin korunması için azami çaba harcanıyor. Datça Yarımadası?nın kıyılarının korunması bu açıdan da önem kazanıyor.

    Hormonlu sebzeye karşı "Bambus Arısı"
Türkiyeli Bambus arısı belki de binyıllardır bu topraklarda yaşıyor, Muğla yöresinde, en çok da Datça?da. Bal arıları, sarıca arılar gibi türler 30-40 bin üyelik kolonilerden oluşurken Bambus arısı ailesi sadece 30-40 arıdan oluşuyor. Bal yapmıyorlar, çiçekten çiçeğe dolaşıp karınlarını doyurmakla yetiniyorlar. Ama çiçeklerin döllenmesine yarayan bir özel yetenekleri var. Çiçeğin poleni ile beslenmek için uzattığı hortumu diğer arılardan daha uzun. Henüz açmamış çiçeğin içine hortumunu uzatabiliyor ve polenini alıyor. Dişi çiçeğe uğradığında da onu döllemiş oluyor. Seraların içinde vızır vızır dolaşıp döllenme faaliyetini icra ediyorlar. Serada farklı zamanlarda açan çiçeklerin birbirini dölleyebilmesine aracılık ediyorlar.